27 Ekim 2026, Salı Tezkire Dergisi Düşünce, gündem ve İslam dünyası üzerine yazılar
Tezkire
Din ve İslam Düşüncesi

Siz Domuz Etini Niçin Yemiyorsunuz ?

Paris’e 60 kilometre mesafede bulunan bir yerleşim biriminde, Fransız bir aileye öğle yemeğine davetliydim. Domuz eti yemediğimi, yemekte domuz eti olmamasını daveti aldığım anda söylemiştim. 10’u aşkın insan vardı…

Siz Domuz Etini Niçin Yemiyorsunuz ?

Paris’e 60 kilometre mesafede bulunan bir yerleşim biriminde, Fransız bir aileye öğle yemeğine davetliydim. Domuz eti yemediğimi, yemekte domuz eti olmamasını daveti aldığım anda söylemiştim. 10’u aşkın insan vardı bahçeye kurulan geniş sofrada. Bazı İslâm ülkelerindeki Fransız kolejlerinde yıllarca öğretmenlik yaptığını söyleyen hayli yaşlı bir bayan, o yemek esnasında bana, “Siz Müslümanlar domuz etini niye yemiyorsunuz?” diye hiç beklemediğim bir soru sormasın mı? İlk anda şaşkınlık ve tedirginlikle yüzüne bakakaldım. Çünkü soruyu sorarken yüzündeki ifade tuhaftı. Sorduğu sorunun cevabını biliyor gibi bir hâli vardı. Yarı tebessümle açılmış dudakları, farklı bir bakışla bakan gözleri, bu soruyu niçin sorduğunu ele veriyordu. Tavrı, edası, bakışı velhasıl her şeyiyle beni, ben Müslüman’ı o Hıristiyanlar arasında zor duruma sokmak istediğini belli ediyordu. (Dahası, Hıristiyanlığın medenî bir din, İslâm’ınsa geri kalmış ülkelerin dini olduğunu ispatlamak istiyordu. Çok iyi bilirim: Batılılar, dinsiz bile olsalar, Hıristiyanlığın İslâm’dan çok üstün olduğuna bir iman esası gibi inanırlar. Buna inanmalarının sebebi de giyim kuşamları da dâhil her şeylerini dünyaya kabul ettirmiş, Batı dışı dünyayı kendilerine şu veya bu yolla benzetmiş olmaları ve bütün bunlardan dolayı da kendilerini dünyanın diğer kesiminden tam anlamıyla ileri ve hükümran görmeleridir.) 

Evet, bu soruyu soran bayan, hem heyecanlı hem de bana karşı zafer kazanacağından emin bir tavır sergiliyordu. Sofradakilerin tavrı da bir ikisi hariç aynen soru soran bayanın tavrıyla aynıydı. Demek ki daha önce aralarında konuşmuşlar, Müslümanların domuz etinin haram oluşunu nasıl savunduklarını o madamdan öğrenmişlerdi.

Kısacası, o bayan bekliyordu ki şöyle diyeyim: Domuz pis bir hayvandır, yenilmeyecek şeyleri, hatta leşleri bile yer. Domuz etinde trişin denilen tehlikeli bir parazit vardır, insanı hasta eder. (“Domuz yiyenler, eşlerini kıskanmazlar!” diyebileceğimi de aklından geçiriyor muydu bilemem.)

Evet, bunları söylememi sabırsızlıkla beklediğini hissettim. Söyleyeyim ki, aralarında genel müdür, öğretmen, mühendis, mimar gibi saygın kişilerin, özellikle de bir hekimin bulunduğu o davetliler yanında gülünç duruma düşeyim! 

Nedendir, nasıldır bilmem gönlüme o anda bir ilhamdır doğdu ve şöyle dedim: Efendim, Allah’ın biz Müslümanlara domuz eti yemeyi niçin ve hangi sebeplerden dolayı yasakladığını bilmiyorum, bilmem de mümkün değil. Bence Rabbimiz bize şöyle sesleniyor: “Ey kullarım, size yiyebileceğiniz sayısız nimetler, nice hayvanlar, kuşlar, ekşisi tatlısıyla nice meyveler, sebzeler verdim! Besleyeceğiniz evcil, avlayacağınız yabancı hayvan ve kuşlar yarattım! Bu nimetlerimi saymakla bitiremezsiniz! Bütün bu nimetlerime karşılık size domuz etini yemenizi yasakladım, benim hatırım için domuz eti yemeyin!” Biz Müslümanlar işte Rabbimizin o hatırı için domuz yemeyiz, domuz vitamin deposu olsa bile, sırf Rabbimizin bu yasağını çiğnememek, O’nun onca nimetlerine karşı nankörlük etmemek için onu yemeyiz!

Hiç mi hiç beklemediği bu cevabım karşısında, bana hinoğlu hince o soruyu soran kadının yüzünü bir görmeliydiniz! Tam anlamıyla şok oldu. Soruyu sorarken takındığı o zafer edasından en ufak bir iz kalmadı, tam aksine mağlup oluşunun emâreleri göründü her hâlinde. Ne diyeceğini bilemedi. Bereket, bir başkası hemen mevzuyu değiştirerek onu kurtardı.

Bu yazıdan alıntılar

Alıntı kartı

Boyut
Renk
WhatsApp X