26 Ekim 2026, Pazartesi Tezkire Dergisi
Tezkire
Gündem

Muhafazakâr medyamızdan istirhamım

Sizler, lisanımızın gelecek nesillere aktarılması bakımından son derece önemlisiniz. Bizim yazar çizer ve öğretim üyelerimiz, sizin haberlerinizi duyup okudukça sizden haddinden fazla etkileniyor ve sizin kullandığınız…

Muhafazakâr medyamızdan istirhamım

Sizler, lisanımızın gelecek nesillere aktarılması bakımından son derece önemlisiniz. Bizim yazar çizer ve öğretim üyelerimiz, sizin haberlerinizi duyup okudukça sizden haddinden fazla etkileniyor ve sizin kullandığınız kelimeleri ister istemez benimsiyorlar. 

Yaşı 80’e gelmek üzere olan bir ağabeyiniz olarak sizden, siz medya mensuplarından çok önemli bir istirhamım var: Lütfen lisanımıza sahip çıkın! Bir zamanlar dinimize ve dinî değerlerimize yan bakan iç düşmanlarımız tarafından uydurulan kelimelere n’olur sizler yer vermeyin!

Sizler ki yabancı dil bilen kimselersiniz, başka dillerde cevap, hayat, imkân, sebep, mümkün, muhtemel, ihtimal gibi pek çok yerleşik kelimenin değiştirildiğini hiç gördünüz mü? Ben 60 yılı aşkın süredir Fransızca, Arapça, Farsça ve İngilizce dilleriyle haşır neşirim. O dillerde asla ve kat’a böyle bir uydurmacılık, böyle bir köksüzlük ve böylesi bir çarpıklık görmedim. Fakat bizde yapılıyor, çünkü bizi biz olmaktan çıkarmak isteyen, Arapça ve Kur’ânî kelimelere düşman, emperyalistlerin kelimelerine ise dost, melun bir güruh var! Ruhlarımıza, genlerimize kadar işlemiş en önemli ve asil kelimelerimiz lisanımızdan zorla bir bir sökülüp atıldı, hâlâ da atılıyor, yerleri ya soysuz ya da yabancı kelimelerle dolduruldu ve dolduruluyor.

Orhan Pamuk bile gazeteci bir dostuma şöyle yakınmış: “Lisanımız o kadar hızlı değiştiriliyor ki, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın eserlerini yeni nesil okuyup anlayamıyor! Bu gidişle benim romanlarım da bir sonraki kuşak tarafından anlaşılmazlığa bürünecek!”

Aynı rahatsızlığı Yaşar Kemal de dile getirmiş ve korka çekine, gençlere mutlaka Osmanlıca öğretilmesi gerektiği îmâsında bulunmuştu.

Necip Fazıl merhum ise çok daha önceden bu felâketi görmüş ve “Kaygan kumlar üzerine sağlam bina inşa edilemez!”, yani kalıcı eser yazılamaz, ikazını yapmıştı, hem de bağıra çağıra.

Rahmetli Üstad, Cağaloğlu’ndaki Millî Türk Talebe Birliği salonunda zaman zaman verdiği konferanslarda lisanımızın mahvedilmekte olduğundan bahseder, bu arada “Neden” kelimesinin “Sebep” yerine kullanılmasının ve diğer bir sürü kelimenin dilimizi “kurbağa diline” çevirdiğini belirtirdi. Uydurma kelimelerle ilgili bazı misaller verir ve “Neden bu sebebi öne sürüyorsunuz?” yerine “Neden bu nedeni…?” diyebilir miyiz diye sorardı. Uyduruk kelimeler kullanmaya kendilerini kaptıranlardan benim bu şahitliğime inanmayanlar varsa eğer, Üstadın “İdeolocya Örgüsü” kitabına baksınlar! (Yeri gelmişken müsaadenizle Üstad’ın ruhuna sesleneyim: Ah, Üstadım, ah! Bizimkiler ötekilerle el birliği edip “sebep” kelimesini çoktan kabre gömdüler! Sanki size inat, şimdi dillerde hep şu: Nedeniyle, nedenden, bu nedenle, bu nedenden…)

Kelime uydurmacılığı ilk dönemlerde sadece insanımızı dinden soğutmak için değil, buna ek olarak dindar hocaları okullardan kovmak için de tezgâhlandı. Nitekim İmam-Hatip Okullarının kurucusu merhum Celâl Ökten, Darüşşafaka Lisesi’nde felsefe hocası iken felsefe terimlerini Millî Eğitim Bakanlığı değiştirmiş ve Celâl Hoca gibi dindar ve “eski kafalı” muallimleri okullardan atmak istemiş. Adamcağız mecburen günlerce o yeni terimleri ezberleyebilmek için çalışmak zorunda kalmış (bkz. Hüseyin Yorulmaz, Bir Neslin Öncüsü Celâl Hoca).

Bize ne oluyor ki, öyle bir mecburiyetimiz yokken o uyduruk kelimelere kucak açıyoruz?

En basitini söyleyeyim: Uydurukçaları kullanmaya devam edersek, yarın torunlarımız “Bir ihtimal daha var o da…” şarkısını anlamayacak ve “ihtimal” kelimesi için internete bakmak zorunda kalacak. Dahası, sizin bugünkü haberleriniz ve köşe yazılarınız da ileride tamamen anlaşılmaz olacak.

Lütfen bizi biz olmaktan çıkaranlara karşı kendi kimliğimizi koruyabilmemiz için lisanımıza sahip çıkın! Bunun ağır bir vebal olduğunu bilin! Lisanımızın yanında olun ve uydurma kelimelere yayınlarınızda kesinlikle yer vermeyin!

Daha önce yazdığım şu yazıma da zaman ayırıp lütfen bir bakın: 

https://www.star.com.tr/acik-gorus/atasinin-bir-asir-once-yazdigini-anlamayan-toplum-olur-mu-haber-1733398/

Alıntı kartı

Boyut
Renk
WhatsApp X