Nihilist Penguen
Bu 17-18 sene sonra yeniden meşhur olan "nihilist penguen"i, o yiğidin buz dağlarına doğru korkusuz gidişini gördükten sonra, halimize acıdım..
o penguen hiç olmazsa eylemde (aktivist!) ve "ölümü bile göze almış" gidiyor, elini kolunu sallaya sallaya gidişi bile bir ders, gidişi bile bir varlık iddiası, alkışsız, gösterişsiz, üryan, onay beklentisiz, ardına bakmadan ve dahi dervişçe, ve dahi isyan (ben de size boyun eğmedim, bu da size dert olsun)!
ama dünyanın (en güzel, en memnun ifadesini sosyal medya küresinde bulan dünyanın) ve içindeki birey tanesinin (en güzel, en memnun, en ağzı kulaklarında ifadesini, varlık halini sosyal medya küresinde bulan birey tanesinin) hali öyle mi, geçiniz, o yavru penguenle kendini özdeşleştirirken bile yalanda, kendimizi kandırıklardayız!
tamam anladık (biz de o dünyanın bir elemanıyız, izin verirseniz anlayalım) bir taneciğimiz, birey taneciğimiz bu penguen arkadaşta kendi kıstırılmışlığını, kuşatılmışlığını görüyor (Silahlara Veda’dan beri, Hiroşima ve Nagazaki ile üzerine tüy diktiğimiz dünya zamanlarından beri, dönüşü olmayan “anlatılar”dan, Adorno’dan, Frankfurt Okulundan beri böyle, tüm şu post-modern düşünürlerimiz bu hali tarif ediyor, süslüyor yeniden ve bir daha), ama benzerlik oraya kadar, gerisi yok, gerisi kiraz bahçesi..
insan utanır, her şeyi geçtik, nihilist sıfatını hak etmek için bile bir ahlaka, bir mihenge, bir erdeme..
