Afganistan İzlenimleri: Yükseköğretim Bakanı ve Bakanlık Heyetiyle Toplantı
Sempozyumun ikinci günü kapanış oturumundan sonra Yükseköğretim Bakanlığı yetkilileriyle bir araya geldik. Yurtdışından gelen katılımcı hocalarla buluşan Moin Saheb diye hitap ettikleri bakan yardımcısı, bakan danışmanı, dış ilişkiler genel müdürü, araştırma dairesi başkanı gibi yetkililerden oluşan heyetle son derece verimli ve ilginç bir sohbet oldu. Özetle sayın bakan, ülkesinin son durumunu dış dünyaya duyurmak için bu sempozyumu bir fırsat olarak görüyordu. Afganistan’ın ve özelde Taliban’ın dünya akademisiyle entegrasyon iradesini çok açık bir şekilde ifade ediyordu. Yurtdışında ve özellikle ülkemizden akademisyenleri kendi ülkesine davet ediyordu. Hatta, burada kalın, misafirimiz olun, sizi diğer şehirlere de götürelim gezdirelim diye son derece samimi bir teklifte de bulundu.
Toplantı sonrasında hem bakanlık üst yönetimiyle hem de üniversite üst yönetimiyle derin derin sohbet etme imkânımız oldu. Üniversitelerin yeni dönem planlaması, müfredat güncellemesi, kadın hocaların çalışma ve istihdam meselesi, kız öğrencilerin okula devam meselesi gibi çok sayıda konuyu konuşma ve müzakere etme imkânı hasıl oldu.
Bu üst düzey yetkililerin ifade ettiğine göre Taliban kesinlikle kadınları tamamen sistem dışına itmek, ya da kızları tamamen eğitim sistemi dışında bırakmak niyetinde değil. Daha önce yasak duyurusunda ifade ettikleri üzere birtakım planlamalar, güncellemeler yapıyorlar, bu süreç sonuçlanıncaya kadar geçici bir ihtiyati tedbir kararı olduğunu ifade ettiler. Yükseköğretim Bakanı Moen Saheb, üniversite ders kitaplarının yeniden yazılmakta olduğunu, bütün müfredatın ve ders içeriklerinin İslamileştirileceğini, millileştirileceğini ve yerlileştirileceğini ifade ediyordu. Bu müfredat ve materyal güncellemesi bittikten sonra kadın hocalar çalışmaya başlayabilecek, kız öğrenciler de üniversitelere devam edebilecektir.
Son dönemde gündeme düşen kadın akademisyenlerin kitaplarının yasaklandığı mevzusunu sorduğumda da böyle bir şeyin kesinlikle olmadığını, 750 civarında üniversite ders kitabının toplatıldığını ve yasaklandığını, bunlar arasında doğal olarak kadın akademisyenlerin yazdığı kitapların da bulunduğunu, erkek yazarların kitaplarının bulunduğunu, bunların yerine yeni müfredata uygun kitapların yazım sürecinin devam ettiğini ve yazarların cinsiyetine kesinlikle bakılmadığını ifade etmişti.
Sayın bakana Türkiye’de Farsça ve Peştuca öğretim merkezinin açılması, Herat’ta Türkiyeli Fars Dili ve Edebiyatı öğrencilerine ve hocalarına yönelik eğitim süreçlerinin planlanması önerimiz oldukça olumlu karşılandı. Türkiye’den gelecek öğrenci ve akademisyenleri karşılamaya ve ağırlamaya hazır olduklarını memnuniyetle ifade ettiler. Herat’ta Farsça Öğretim Merkezi’nin açılması önerimiz hem bakanlık yetkilileri hem de Cami Üniversitesi yetkileri son derece olumlu karşıladılar. Yakın gelecekte gerçekleşebileceğini umud ediyorum.
Kurum Ziyaretleri ve Görüşmeler
Sempozyum sonrasında vaktimiz el verdiğince çeşitli kurum, kuruluşlar ve şahıslar nezdinde ziyaretlerimiz ve görüşmelerimiz oldu.
Herat ziyaretimizde Türkiye’nin Afganistan’daki üçüncü temsilciliği olan Herat Başkonsolosluğunu ziyaret etme imkânımız oldu. Türkiye’nin Herat’ta temsilciliğinin olması iki ülke arasındaki siyasi, ticari ve kültürel ilişkilerin gelişmesi açısından son derece önemli katkılar sunuyor. Başkonsolos Dr. Sinan İlhan beyefendinin deneyimli bir diplomat oluşu, ileri düzeyde Farsça bilmesi ve konuşması, bölgeyi tarihî, siyasî ve kültürel açıdan iyi tanıması temsilciliğin etkinliğini arttırmış, prestijini de olumlu yönde etkilemiştir. Herat genelinde hemen hemen her köşe Türkiye’nin izini ve etkisini görmek mümkündür.
Herat TİKA ve Dr. Arafat Deniz’in Sahadaki İzleri
Türkiye’nin Herat’ta mevcut olan bir diğer kurumu da TİKA ofisidir. TİKA’nın Herat ofisi yurtdışında gördüğüm en aktif ofislerden birisi. Herat genelinde alt yapıdan, restorasyonlara, meslek edindirme kurslarından kültürel etkinliklere, yardım faaliyetlerinden yayıncılık faaliyetlerine kadar Herat TİKA’nın öncülük ettiği, desteklediği, bizzat kendilerinin planlayıp gerçekleştirdiği çok sayıda proje var. Herat’ı gezerken hemen hemen her noktada TİKA imzasını görmek mümkün. Bu etkinlikte TİKA’nın genel politikası kadar TİKA’nın Herat temsilcisi Dr. Arafat Deniz’in de etkisi ve katkısı çok fazla. Arafat Deniz beyefendinin Farsçaya tam olarak hâkim olması, bölge tarihine, kültürüne, edebiyatına vakıf olması bölge halkıyla ve şehir kurumlarıyla çok sıcak bir iletişim kurabilmesine, kurumlarla yakın bir ilişki geliştirmesine ve çok yönlü iş birliği yapabilmesine imkân tanıyor. Herat’ın tarihî eserlerinin restorasyonun birçoğunu TİKA üstlenmiş ve gerçekleştirmiş.

Biz oradayken tarihî Herat Ulu Camii parkının düzenlenmesi de yine TİKA tarafından başlatılmıştı. Bunlar TİKA’nın birçok yerde gerçekleştirdiği rutin yatırımlar. Ancak Herat’ta Dr. Arafat Deniz beyefendinin farkı kültürel ve yayıncılık faaliyetlerinde kendini gösteriyor. Herat’ta bulunduğumuz bir haftalık süre içerisinde birkaç faaliyetlerine denk geldik. TİKA’nın Herat ofisinin destekleriyle bölgenin tarihine, kültürüne ve edebiyatına ışık tutan çok sayıda kitap yayımlanmış. Arafat bey âdeta bir yayıncı titizliğiyle çalışıyor. İkili ilişkiler açısından çok önemli bir eser olan Mahmut Terzi kitabı daha önce yayımlanmıştı. Biz oradayken Bezm-i Timuriye kitabının tanıtım toplantısına katıldık. Herat Üniversitesi ile TİKA Herat Ofisi işbirliğinde hazırlanan bu kitabın tanıtım programı, 12 bölümle hizmet veren Eğitim Fakültesinin seminer salonunda gerçekleşti. Âdeta tek kitap konulu bir sempozyum dinlemiş olduk. Akademik açıdan çok doyurucu, çok nitelikli bir toplantıydı. Aynı günün akşamında bu kez Herat TİKA ofisinin kütüphanesinde Afganistanlı şair Efser Rehbin’in kitabının tanıtımı ve şiir dinletisi etkinliği vardı. Şiire ve edebiyata meraklı dinleyicilerle dolan salonda akademisyenler, şairler, yazarlar, Herat Edebiyat Derneği üyeleri sırayla kitaptan şiirler okudular. Bendeniz de şairin bir şiirini seslendirdim. Kültürel ve edebi açıdan son derece doyurucu bir programdı. Hanımların da katılım imkânı bulması çok değerliydi. Tabii bunda Türkiye’nin etkisi, olumlu algısı ve Dr. Arafat Deniz beyefendinin muazzam gayretlerinin de etkisi vardı.

Türkiye Maarif Vakfı Okullarını Ziyaret
Afganistan, Türkiye Maarif Vakfı’nın en güçlü yapılanmaya sahip olduğu ülkelerden biri. Ülke genelinde Kabil, Herat, Mezar-ı Şerif, Cevizcan, Kandahar, Celalabad, Meydan Vardak gibi çok sayıdaki şehirde Maarif okulları bulunmakta. Bu okullarda 1000 kişi civarında Afganistanlı ve 20-30 civarında da Türkiyeli personel istihdam ediliyor ve 6.0000 civarında öğrenci eğitim görüyor. Bu okullardan biri de Herat’ta bulunmakta. Herat’ın orta yerinde son derece şık ve güzel bir kampüsü var Maarif okullarının. Her yurt dışı ziyaretimde mutat ziyaret noktalarımdan birisi de Maarif okulları olmuştur. Ama bu kez benim planlamama gerek kalmadı. Bir dost davetiyle kendimizi Maarif’in o harika ikliminde bulduk. Herat’ta vardıktan hemen sonra gelen telefonlardan biri de Emre kardeşimden idi. Fars Dili ve Edebiyatı mezunu olan iyi derecede Farsça bilen, bölge kültürüne hakim Emre Gürbüz, Herat Maarif Okulları müdürü. Hem Maarif bizim için çok kıymetli hem de Emre bizim için çok değerli. Davete icabet etmek tabii ki farz oldu. Ertesi gün kahvaltı için sözleştik. Emre ailesiyle birlikte Herat’ta yaşıyor. Daha önce Kabil, Mezarışerif gibi şehirlerdeki okullarda görev yapmış son derece tecrübeli bir eğitimci, deneyimli bir idareci. Eşi hanımefendi de okulun Türkçe öğretmeni. Kısa zamanda memleket hasreti dindirmek için harika bir ortamları ve muhteşem kadirşinas bir evsahiplikleri vardı. Müteşekkirim.

Herat Maarif Vakfı kampüsüne girdiğiniz ilk anda özel bir ihtimam gördüğü, ehil eli değdiği hemencecik belli oluyor. Kapıdaki güvenlikten okul içindeki farklı kademedeki görevlilere kadar klas bir kurumda olduğunuzu hemen hissediyorsunuz. Kampüste eğitim ve idari binaların yanı sıra bir öğrenci yurdu ve çeşitli spor alanları da dikkat çekiyor. Afganistan genelinde Maarif okulları çok prestijli okullar olarak kabul ediliyor ve yoğun bir ilgi görüyor. Maarif okullarında okuyan öğrenciler hem Türkçe öğrenme imkânına sahip oluyor hem de eğitimlerine Türkiye’de devam etmek, Türkiye’de üniversite okumak açısından daha şanslı oluyorlar. Bu da ülke genelinde Maarif okullarının daha çok tercih edilmesinin temel sebebi olarak dikkat çekiyor. Maarif okulların bunca yoğun ilgiyle karşılaşmasının bir diğer nedeni de verdikleri diplomanın uluslararası geçerliğinin olmasıdır.
Biz kampüs bahçesindeki irem bağı görüntülü çardakta sohbete dalmışken Emre hocadan bir yandan da okulla ilgili güzel bilgiler de dinledik. Türkiye Maarif Vakfı okullarının Afganistan’daki adı Afgan-Türk Maarif Okulları şeklindedir. Maarif Vakfı, Herat’ta anaokulu, ilkokul ve erkek lisesi olmak üzere 3 ayrı okul ile hizmet vermektedir. Anaokulu ve ilkokulda sadece kadın personel görev almaktadır. Kız öğrenciler Afganistan genelindeki uygulanan uygulamaya tabi ve kız öğrenciler sadece Anaokulu ve İlkokula devam edebilmektedir. Liseye devam eden kız öğrenci bu dönemde bulunmamaktadır. 1’ i idareci, 4'ü Türkçe öğretmeni olmak üzere 5 öğretmen Türkiye’den gitmiştir. Yaklaşık 1000 öğrencinin eğitim gördüğü bu okulda 150 civarında Afganistanlı eğitim ve destek personeli çalışmaktadır. Emre hoca öğrencilerinin YÖS başarısını da gururla anlatıyor. Mesela 2025 yılında TR-YÖS ve YTB aracılığıyla sadece Afgan-Türk Maarif Okulları Herat Erkek Lisesinden 35 erkek öğrencinin üniversite okumak için Türkiye’ye gittiğini ifade ediyor.
